İçeriğe geç

Sürgülü dolap bozulur mu ?

Sürgülü Dolap Bozulur mu? Öğrenme, Mekân ve Dönüşüm Üzerine Pedagojik Bir Düşünme Denemesi

Bir eğitimci olarak her nesnede, her kavramda, hatta bir dolap kapağında bile öğrenmenin izini ararım. Çünkü öğrenme, yalnızca bilgi edinmek değildir; çevremizdeki her şeyle ilişki kurma biçimimizdir. “Sürgülü dolap bozulur mu?” sorusu, kulağa teknik bir mesele gibi gelebilir; oysa pedagojik bir bakışla bu soru, bireyin düzen kurma, bozulma ve yeniden inşa etme deneyimini simgeler. Tıpkı öğrenme süreci gibi, her sürgülü dolap zamanla sürtünür, zorlanır, hatta yerinden oynar — ama her defasında yeniden ayarlanabilir.

Bir Nesneden Öğrenmeye: Yapıbozumun Pedagojisi

Öğrenme kuramlarının bize söylediği ilk şey şudur: Hiçbir şey kalıcı olarak sabit değildir. Tıpkı bir dolap kapağının rayında toz birikmesi gibi, öğrencinin zihninde de bilgi birikir, tıkanır, sonra yeniden düzenlenir. Jean Piaget’nin bilişsel gelişim kuramı bunu “denge” (equilibration) süreciyle açıklar. Birey, yeni bilgiyle karşılaştığında içsel sisteminde bir sarsıntı yaşar, ardından yeniden denge kurar. Yani her bozulma, aslında öğrenmenin başlangıcıdır.

Bu açıdan “sürgülü dolap bozulur mu?” sorusunu bir çocuk pedagogu şöyle yanıtlayabilir: “Evet, bozulur; çünkü her hareket öğrenme fırsatıdır.” Bir çocuk dolabın kapağını sürerken, neden sıkıştığını, nasıl düzeldiğini gözlemler. Deneyimle öğrenir. İşte bu, yaparak ve yaşayarak öğrenme yaklaşımının özüdür. John Dewey’in dediği gibi, öğrenme eylemi yaşamla iç içedir; dolap bozulduğunda onarmak, öğrenmenin en somut hâline dönüşür.

Bozulma Kavramı: Pedagojik Bir Fırsat

Pedagoji, yalnızca öğretme sanatı değil; bozulmanın öğretici gücünü fark etme becerisidir. Bir dolabın bozulması, hatayı düzeltmeyi; bir sınıfta yapılan yanlış cevap, düşünmeyi; bir çocuğun düşmesi, dengeyi öğretir. “Bozulma”yı olumsuz görmek yerine, onu gelişimsel bir dönemeç olarak görmek gerekir.

Vygotsky’nin Yakınsak Gelişim Alanı (Zone of Proximal Development) teorisi burada anlam kazanır. Öğrencinin bir problemi tek başına değil, rehberlikle çözebilmesi, dolap rayını yağlamayı öğrenmesi gibidir. Başta zorlanır ama rehberlik edilirse öğrenir. Bu metafor, her pedagojik süreçte geçerlidir: öğrenme, müdahale ve destekle açılan bir ray sistemidir.

Balkonun kapısı sıkışabilir, sürgülü dolap bozulabilir; ama pedagojik açıdan asıl mesele, bozulanın nasıl onarılacağıdır. Eğitim, insanın iç dünyasındaki rayları onarma sanatıdır.

Toplumsal Boyut: Ortak Mekânların Eğitimi

Bir okulun dolabı da, bir toplumun kültürü de sürgülüdür — hem içe hem dışa açılır. Birey, bu sürgülü sistem içinde kimliğini oluşturur. Eğer toplumun rayları pas tutarsa, hareket durur; öğrenme donuklaşır. Bu yüzden “dolap bozulur mu?” sorusu, aynı zamanda eğitim sisteminin kırılganlığını hatırlatır.

Toplumsal pedagojik yaklaşımda her birey, sistemin bir rayıdır. Raylar birbirine temas ettiğinde, sürgü akıcı olur. Ama biri eğrilirse, diğerleri zorlanır. Bu, eğitimin kolektif doğasına işaret eder: Bir öğrencinin öğrenme isteği, diğerinin öğrenme hızını etkiler; bir okulun disiplini, diğerinin motivasyonunu. Yani sürgülü dolabın bozulması, bireysel değil, toplumsal bir deneyimdir.

Öğretmen Bakışıyla Sürgü Metaforu

Bir öğretmen için sürgülü dolap, sınıfın bir mikrokozmosudur. Dolabın kapağını açmak, öğrencinin zihnini açmak gibidir. Her kapı farklı sürer; kimisi kolayca açılır, kimisi direnç gösterir. Eğitimde en büyük beceri, bu direnci anlamak ve rayları yeniden hizalayabilmektir.

Montessori pedagojisi bu anlayışı destekler: öğretmen, dolabın kapağını zorlamaz, çocuğun kendi hızında açmasına izin verir. Eğer dolap zorlanıyorsa, öğretmen kapağı değil, rayı gözlemler. Bu yaklaşım, öğrenmenin doğasına saygı duymanın ta kendisidir.

Sonuç: Her Bozulma Bir Öğrenme Alanıdır

“Sürgülü dolap bozulur mu?” sorusunun cevabı evet, bozulur — ama bu bozulma, öğrenmenin ta kendisidir. Çünkü insanın öğrenme süreci de bir sürgü gibi işler: bazen takılır, bazen akar, bazen yeniden ayarlanır. Önemli olan, o hareketi sürdürme cesaretidir.

Her pedagojik eylem, bir rayın üzerinde ilerler; bazen gıcırdar, bazen sessizce akar. Peki siz, öğrenme sürecinizde hangi dolapların sürgüsünü yeniden ayarladınız? Hangi bozulmalar size yeni bir düşünme biçimi kazandırdı?

Yorumlarda kendi öğrenme deneyimlerinizi paylaşın; çünkü her bozulma, birlikte öğrenmenin bir başka yoludur.

4 Yorum

  1. Patron Patron

    Sürgülü bir dolabı kapaklıya çevirme nasıl yapılır sorusunun cevabı olarak menteşeli kapakların uzman kişilerce dolaba monte edilmesi ile mümkün olacağı söylenebilir . Raylı dolaba uygun yeterli sayıda kapak ile yan duvarlara takılacak menteşeler sayesinde sürgülü dolap kapaklı dolap haline getirilebilir. Sürgülü Kapak Ray Tamiri İlk önce aynalı kapağı yerinden alıyoruz. Daha sonra kapak ray mekanizmasından çıkartılır. Ray vidaları gevşekse kapakları bozabilir.

    • admin admin

      Patron!

      Yorumlarınız yazının kalitesini yükseltti.

  2. Gökyüzü Gökyüzü

    Giyinme odası kapaklı mı kapaksız mı olmalı? Giyinme odasında kapaklı dolaplar, kıyafetleri tozdan koruyarak daha düzenli bir görünüm sağlar . Ayrıca kapaksız (açık) dolaplar ise modern, ferah bir görünüm sunar ve kıyafetlere hızlı erişim de sağlar. Düzen konusunda hassassanız kapaksız sistemleri tercih edebilirsiniz. 3. Standart Dolap Derinliği Ofis dolaplarında ideal derinlik genellikle 40 cm ila 45 cm arasında olur.

    • admin admin

      Gökyüzü! Katkınız, metnin daha kapsamlı ve daha doyurucu bir hâl almasını sağladı.

Patron için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet yeni girişbetexpergiris.casinobetexper güncel giriş