Merhaba, bugün tarihsel bir merakla yola çıkarak sizlerle birlikte Mekteb‑i Rüşdi (Rüştiye) Mektebi kavramını incelemek istiyorum — kulağa belki biraz eski ama içinde dönemin eğitim anlayışından toplumsal dönüşümlerine kadar pek çok unsur saklı. Bilimsel kaynaklarla desteklenmiş ama sade bir dille: Osmanlı Devleti’nde rüştiye neydi, neden açıldı, ne işlev üstlendi ve günümüze ne kadar yansıdı?
—
Rüştiye’nin Tanımı ve Tarihsel Bağlamı
Öncelikle “rüştiye” kelimesiyle neyi kastettiğimizi belirleyelim: Osmanlı Devleti’nde ilkokul düzeyindeki kurumlar olan Sıbyan Mektebi’ni bitiren öğrencilerin devam edebileceği — günümüz karşılığıyla “ortaokul”a ya da “ortaöğretimin ilk kademesi”ne benzer — kurumlardı. ([Ankara Masası][1]) Tanzimat dönemi (1839 sonrası) modernleşme hamleleri içinde ortaya çıkmışlardır. ([Türkiye Taşkömürü Kurumu][2])
Kurumsal olarak bakarsak: 1839 yılında, II. Mahmud dönemi (1808‑1839) eğitim reformlarının bir parçası olarak ilk rüştiye mekteplerinin planları oluştuğu söylenmektedir. ([Türk Maarif Ansiklopedisi][3]) Ardından, özellikle 1869’da yayımlanan Maârif‑i Umûmiye Nizamnâmesi ile rüştiyelerin yapısı ve işleyişi netleşti. ([Tarih Çalışmaları][4])
Kısacası: rüştiye, Osmanlı toplumsal dönüşümünde eğitim ayağında ikinci kademe okullar diyebileceğimiz bir kurumdu.
—
Rüştiye’nin Amacı ve İşlevi
Peki neden bu okullar açıldı? Birkaç temel motivasyon var:
Bürokrasi ve Askeri Kadro İhtiyacı
Osmanlı Devleti 19. yüzyılda Batı ile yoğun temas halinde, orduda ve devlette modern ulus‑devlet kurumlarına doğru evrilme zorunluluğu hissediyordu. Bu yüzden nitelikli eleman ihtiyacı doğdu. Rüştiyeler, bu ihtiyaca cevap olarak ilkokulu bitiren gençlerin “bir üst” eğitim kademesine geçmesi için hizmet verdi. ([Onlinezeka][5])
Modern Eğitim Müfredatı ve Sosyal Dönüşüm
Sıbyan mektepleri geleneksel ve çoğunlukla dinî yönelimliydi. Rüştiyeler ise matematik, coğrafya, tarih gibi dünyevî dersleri içeren bir müfredatla geleneksel eğitimin yanına yeni türde bir eğitim katmanı getirdi. ([İstanbul Üniversitesi SFK][6]) Bu, toplumun eğitim düzeyini yükseltmek, modernleşmeye uygun bireyler yetiştirmek açısından önemliydi.
Kızların Eğitimi ve Yaygınlaşma
İlginç bir nokta: rüştiye sadece erkekler için değil, kızlar için de ortaöğretim düzeyinde bir fırsat sundu. Örneğin 1859 yılında İstanbul’daki bir “kız rüştiyesi” kuruldu. ([Tarih Çalışmaları][4]) Bu yönüyle hem cinsiyet açısından hem de eğitim eşitliği açısından dikkate değer bir adım olarak değerlendirilebilir.
—
Rüştiye’nin Kurumsal Yapısı ve Yaygınlaşması
Rüştiyelerin yaygınlaşma süreci şöyle gelişti:
İlk rüştiyeler Tanzimat’ın hemen ardından büyük şehirlerde açıldı. ([Türk Maarif Ansiklopedisi][3])
1869’da yayımlanan Maârif‑i Umûmiye Nizamnâmesi ile rüştiyelerin teşkilat, müfredat ve öğretmen‑kadroları açısından düzenlemeleri yapıldı. ([Tarih Çalışmaları][4])
Zamanla taşra vilâyetlerinde de açılmaya başlandı; “merkezi şehir dışında da erişilebilir eğitim” anlayışı güçlendi. ([Acarindex][7])
Yapılan araştırmalar (örneğin Bursa Kız Rüşdiye Mektebi çalışması) rüştiyelerin hem sayısal olarak artışını hem de karşılaşılan sorunları belgeliyor. ([Tarih Çalışmaları][4])
Bu yapısal değişim, Osmanlı eğitim sisteminde geleneksel kurumdan modern sisteme geçişin önemli bir halkası olarak değerlendiriliyor.
—
Bilimsel Veriler Işığında Değerlendirme: Güçlü Yönleri ve Sınırlamaları
Güçlü Yönleri
Eğitim kademelendirilmesi açısından bir dönüm noktası: ilkokul sonrası eğitimin örgütlenmesiyle öğrenci “aksaması” azaltıldı.
Müfredat çeşitliliği sayesinde yeni bilimsel ve mesleki alanlara hazırlık imkânı sağladı.
Eğitimde modernleşme, yaygınlaştırma ve eşitlik (özellikle kızlar için) yönünde adım oldu.
Sınırlamaları ve Eleştiriler
Rüştiyelerin ilk dönemlerinde öğretmen sayısı, altyapı ve kaynaklar bakımından sınırlıydı. Bilimsel çalışmalar bu eksikliği ortaya koyuyor. ([DergiPark][8])
Toplumun bazı kesimlerinde kız çocuklarının ortaöğretime gönderilmesinde tereddüt vardı. Örneğin bir kaynakta: “8‑10 yaşına gelen kız çocuklarını okula göndermeye alışkın olmayan halk…” deniyor. ([TDV İslâm Ansiklopedisi][9])
Rüştiyeler zamanla “her vatandaşa eşit” hizmet sağlayan kurumlar olmaktan ziyade kent merkezlerinde yoğunlaştı, taşrada yaygınlık gecikti.
Bazı müfredat ve öğretim tarzları hâlâ geleneksel kalıplar içinde değerlendirilmiş.
—
Sonuç ve Günümüze Yansımaları
Özetle, rüştiye okulları Osmanlı eğitim sisteminde önemli bir modernleşme halkasıydı. Geleneksel “sıbyan‑medrese” hattından çıkarak, çağın ihtiyaçlarına yönelik, orta düzeyde eğitim veren kurumlar olarak yapılandı. Günümüze baktığımızda, bu tür reformların köklü etkileri olduğunu görüyoruz: ortaöğretime geçişin, kızların eğitimine erişimin ilk adımları bu kurumlarla atıldı.
Bu noktada düşünebiliriz:
Eğer rüştiye sistemi olmasaydı, Osmanlı Devleti’nin kadrolarını ve bürokratik/mesleki eğitim düzeyini nasıl etkilerdi?
Günümüz eğitim sistemine baktığımızda, “ortaöğretim” kurumlarının yapısında rüştiye’deki anlayışın izlerini görebiliyor muyuz?
Eğitimde eşitlik ve yaygınlık açısından rüştiye döneminden bugüne hangi aşamaları kat ettik? Hangi yönler hâlâ geliştirilmelidir?
—
Eğer isterseniz, rüştiye mekteplerinin taşrada kurumlaşma süreci ya da kız rüştiyelerinin özel durumu üzerine bir başka yazı hazırlayabilirim.
[1]: “Rüştiye Ne Demek? Osmanlı Eğitim Sistemindeki Yeri ve Anlamı”
[2]: “OSMANLI DEVLETİ’NDE RÜŞDİYE MEKTEPLERİ – ttk.gov.tr”
[3]: “RÜŞTİYE | Türk Maarif Ansiklopedisi”
[4]: “Bursa Kız Rüşdiye Mektebi (1882-1909) – historystudies.net”
[5]: “Osmanlı’da Rüştiye Nedir? Neden Açılmıştır? – onlinezeka.com”
[6]: “Rüştiye Nedir? Rüştiye Kelimesinin Anlamı”
[7]: “[PDF] BURSA KIZ RÜŞDİYE MEKTEBİ (1882-1909)”
[8]: “Osmanlı Mirası Araştırmaları Dergisi » Makale » Keskin Erkek Rüşdiye …”
[9]: “RÜŞDİYE – TDV İslâm Ansiklopedisi”